EKMEK

EKMEĞİN
TARİHÇESİ
Ekmek
kadar tarihi eski ve insanlik tarihinin akisi ile yakindan baglantili
bir gida maddesi bulunmamaktadir.Kazilarda ortaya çikarilan
dünyanin en eski firini M.Ö. 4000 yilina aittir.Bu yillarda
Babilde ekmegin bilindigini göstermektedir.Yine kazilarda bulunan
tastan bir levha bize dünyanin en eski firinciligina ait bilgiler
vermistir.Buna göre M.Ö. 4300 yillarinda degirmencilikle
ve firincilik zanaatiyla ugrasildigi anlasilmaktadir.Eski Misirlilarda
tahil ile ekmek dogumdan ölüme kadar her olayda törene
giren en önemli madde ve ekonomik hayat ve refaha katkisi en
büyük nimet olarak kabul edilmekteydi.
Ekmek mayasinin kesfi ise;M.Ö. 1800 yili civarinda raslanti sonucu
hamurun bekletilmesi ile olmustur.Bununda sonucu olarak ortaya çikan
mayalanmis , gözenekli ve hafif ekmegin daha iyi sindirildigi
ve lezzetli oldugu görülmüstür.Hamur fermantasyonunun
Misirlilar tarafindan gelistirildigi tespit edilmistir.Ekmekçiligin
fermantasyon teknigi ile Akdeniz bölgesinde Misir ve Israilden
yayildigi da bilinmektedir.Ülkelerinde arpa ve bugday yetisen
Yunanlilar M.Ö. VIII. Yüzyilda Misir halkindan mayali ekmegi
ögrenmislerdir.Ticari firinlarin yapilmaya baslandigi M.Ö.
V. yüzyildan sonra ekmegin kabarmasi için bazi karisimlardan
istifa edilmeye baslandigi anlasilmaktadir.Bunlardan bir tanesi siraya
karistirilmis daridan yapilan ve uzun zaman saklanabilen bir karisimdi.Bir
digeri bugday kirmasi ile beyaz siradan yogurulan ve üç
gün kadar bekletilen bir hamur maya olarak kullanilmaktaydi.M.Ö:
312 yilinda Roma'da 254 firin vardi ve ürün gramaji ve fiyat
kanunlarla belirlenmekteydi.Kentlere olan göç nedeniyle
buralarda yogunlasan nüfus ile birlikte ev ekmegide yerini giderek
firin ekmegine birakti.Firincilar yillar boyu ekmegi kabartmak için
fermantasyona bagli kaldilar ve bir önceki hamurdan alinan hamurla
asi yapilarak kullanilan eksi hamur metodu , gün geçtikçe
özelligini yitirmekle birlikte bazi bölgelerde halen uygulanmaktadir.
Istanbulun fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed Istanbul belediye baskanligina
tayin ettigi Hizir Bey Çelebinin ilk icraati;ekmekçi
esnafinin temizlige son derce riayet etmesi , hamura asla hile karistirmamasi
, çikarilan ekmekten hiçkimsenin sikayetçi olmamasini
temin etmek olmustur.Bursa'nin fethinde Orhan Gazi fermaninda ekmegin
üzerine titriyordu.Yine Sultan Beyazit 1502'de çikardigi
"Kanunname-i ihtisabi Bursa" fermaniyla halkin ekmegine
karsi verilen devlet güvencesi sadece Bursa'da degil bütün
Osmanli ülkesinde uygulanacakti.Sultan Beyazit'in fermanindan
sonra Karadenizlilerden büyük hamur ustalari çikmistir.Evliya
Çelebi "Seyahatname"sinde "Tam üç
ay bayatlamadan kalabilen ekmekler yapar , bunlari deve sirtinda Iran
sarayina bile gönderirler" diye yazmisti.
EKMEĞİN BESLENMEDEKİ YERİ
Ekmek bugday unu, maya, tuz ve suyun belli oranlarda karistirilip
yogrulmasi ve hamurun belli bir süre fermente ettirilip pisirilmesi
ile elde edilen temel bir gida maddesidir.
Insan beslenmesinde
birinci derecede öneme sahip, vazgeçilmez bir gida olan
ekmegin diger önemli özellikleri; kendine has nötr
karakterde bir aromaya sahip olusu dolayisiyla diger gidalar için
iyi bir tasiyici özellik arzetmesi, diger gidalara göre
daha ucuz ve kolay saglanabilir olmasi, besleyici ve doyurucu özellikler
içermesidir.Asirlardir süregelen aliskanliklarin ve milli
kültürün etkisiyle , karbonhidrat ve protein kaynagi
olarak insan beslenmesinde yüksek bir öneme sahiptir.Öyleki;
Tahila dayali bir beslenmenin hakim oldugu Türkiye'de fert basina
tüketilen enerjinin % 66'si tahillardan bununda % 56'lik kismi
yalniz basina ekmekten, proteinin ise % 50'si ekmekten karsilanmaktadir.
Farkli bölge yas ve gelir gruplarina göre degisen ekmek
tüketimi ülkemizde günde 100-800 gram arasinda olup
ortalama 400 gramdir.
EKMEĞİN
BİLESİMİ VE BESİN DEĞERİ
Normal katklili beyaz ekmegin kabaca bilesimi % 37 su, % 8.7 protein,
% 50.5 karbonhidrat, % 3.2 yag, % 2.0 kül olup, 100 gram ekmek
yaklasik 270 kalori saglamaktadir. Katkisiz bir ekmek ( Francala )
ise 240 kalori enerji saglamaktadir.Özellikle ekmegin yapisinda
bulunan yüksek orandaki nisasta en önemli kalori kaynagidir.
Arastirmalar,
insan vücudunun en azindan günde 500 kalorilik karbonhidrat
kaynakli enerjiye ihtiyaci oldugunu, aksi taktirde bunun proteinlerden
veya depo glikojenden saglayacagini ortaya koymustur.Bu düzeyin
üzerinde alinan karbonhidrat miktari, vücudun enerji ihtiyacini
karsiladigi gibi; beraberinde yaglarin yakilmasini kolaylastirir ve
yapici-onarici fonksiyon gören proteinlerin yakilmalarini önleyerek
protein tasarrufuna neden olur. Sözünü ettigimiz 500
kalorilik karbonhidrat kaynakli enerji, 250 gram ekmek tarafindan
yalniz basina karsilanabilmekte ve günlük ihtiyaci gidermektedir.
Ekmek iyi bir
enerji kaynagi olmasi yaninda, kabarmis gözenekli iç yapisi
ve su çekme özelligi ile iyi bir doyum saglayici gida
maddesi de olmaktadir.Diger doyum saglayici bitkisel gida maddelerinden
sebze ve meyvelere göre saglanmasi daha kolay ve ucuz olmaktadir.